Pir Sultanlardan Yunuslara, Nazım Hikmetlerden Ahmed Ariflere, Ruhi Sulardan Mahzuni Şeriflere, Victor Jaralardan Mercedes Sosalara yüzyıllardır yankılanan bu ses hiç susmayacak...

ANASAYFA
Albümler . Kucaklaşma (1999) « geri
Kucaklaşma

KUCAKLAŞMA1999

  • Fikriye Kılınç: Solo, Vokal
  • Özcan Şenver: Solo, Vokal
  • Özgür Tekin: Vokal
  • İrşad Aydın: Bağlama, Cura, Vokal
  • Cihan Keşkek: Bağlama, Vokal
  • Vefa Saygın Öğütle: Klasik Gitar
  • Serdar Güven: Akustik Gitar, Vokal
  • Hakan Alak: Akustik Gitar, Klasik Gitar, Vokal
  • Ufuk Lüker: Klavyeli Çalgılar, Bass, Vurmalı Çalgılar, VokaL

ALBÜM YAZILARI

14 yıldır müzik yaşamımız içinde sizlere 13 albümle ve bir çok konserle ulaşmaya çalıştık. Her albümümüz adeta kendi içinde bir hikaye taşıyor. Hepsinde yaşadıklarımız, edindiğimiz deneyimler, birikimlerimiz ve vatan topraklarına daha sağlam bakışımız var. Her defasında karşılaştığımız baskılara karşılık özgün yöntemler geliştirerek yıktık baskı duvarlarını. Şimdi elinize ulaşan 14. albümümüzde yine bir Grup Yorum gerçekliği var. Sizler bu çalışmayı dinlerken Grup Yorum elemanı İrşad Aydın, halkın ve haklının, ezilenlerin türküsünü söylediği için tutsak. Çalışmalarımızı yürüttüğümüz İdil Kültür Merkezi'ne 21 Ağustos'ta yapılan polis baskınında gözaltına alındı ve tutuklandı.

14 yıldır, mantıklarımızdan zerrece taviz vermeden yürüyoruz. Yaşadığımız sayısız gözaltıyı hesaba katmazsak ilk tutsaklığımızı 1988 yılında yaşadık. 12 Eylül sonrası ilk kez Kürtçe türkü seslendirdigimiz için bir elemammız tutsak edildi. 1989'da ise Mersin konserimizin yasaklanmasını protesto ettiğimiz için tüm Yorumcular 60 gün süreyle tutsak edildik. "Cemo" burada şekillenip ulaştı ellerinize. "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganı böyle doğdu. Ve buradan ulaştı dört bir yana Grup Yorum'un engel tanımayacağının ilk işareti. 1990 yılında tüm ülkeyi saran madencilerin grevinde onların yanıbaşındaydık.
"Madenciden" türküsü, nice türkümüz gibi hayatın, halkın içinde doğdu.

1992 yılında Eskişehir'de verdiğimiz bir konserden sonra hakkımızda keyfi gerekçelerle tutuklama kararı çıktı. Kabullenmedik! Egemenlerin bunca zulmünü, halklarımıza layık gördüğü sömürüyü, baskıyı kabullenmedik ve teslim olmadık. Böyle başladı "kaçak"lık günlerimiz. "Cesaret'in elden ele dolaştığı günlerde biz, hayatın içinde, halkın kapılarını ardına kadar açtığı yüreğinde yürüttük çalışmalanmızı. Dost ve düşman bildi ki, Grup Yorum'un sesi hiç susmayacak. Türküleri dilden dile yayılacak.

1993 Eylül'ünde yaptığımız "Hiç Durmadan" albümünün yayınlanmasının ardından üç ay geçtiginde yeni bir baskıyla karşılaştık; 1992 yılında Denizli'de verdiğimiz bir konserden dolayı açılan davada iki elemanımıza 20'şer ay hapis cezası verildi. Yine teslim olmadık. "Varsın zulmün sahipleri bulsun"du bizi. Bir arkadaşımızın bu davadan dolayı tutsak edilmesiyle yepyeni bir süreç başladı bizim için. Çok tanıdık duvarları, bu duvarları yine delip geçti türkülerimiz. "İleri" böyle şekillendi. Yorum, elemanları tutsak düştükçe çoğaldı, ürünleri gelişti.

1996 yılında evlerimiz talan edildi, işkencelerden geçtik. Ardından yine tutsaklık... İki elemanımız üç ayda üç hapishane dolaştı. Tutsaklığa sürgünler eklendi.

1998 Ağustos'unu da iki tutsaklıkla karşıladık, İrşad, İdil Kültür Merkezi'ne yapılan baskında, Ufuk da 1994 yılında Denizli'de verdiğimiz konser sonrasında açılan davanın hapis cezası ile sonuçlanması üzerine, konser nedeniyle gittiğimiz İzmit'te gözaltına alınıp yaklaşık 3 ay tutuklu kaldı.

"Hapishane Türkücüleri" deniliyor bizim için. Şimdi yine bir yanımız tutsak ama budanan ağaçlar misali uç veriyor, filizleniyor, çoğalıyoruz. Halkın bize duyduğu güveni asla boşa çıkarmadan, bir kar makinası gibi yolları aça aça ilerliyoruz. Tutsaklıklar baskılar bitene, bayraklarla, halaylarla yollara dökülüp türkülerimizi özgürce söyleyeceğimiz güne dek.

TEŞEKKÜR
Devrimci sanat faaliyetlerinin içinde, yeni bir dünya kurma mücadelesinde müziğin, şarkılarımızın da önemli bir yere sahip olduğu, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinde defalarca görülmüştür. Anadolu halkları yüzlerce yıldır yaşadıklarını türkülerle dile getirmiştir. Türküleri dinlediğimizde, Anadolu'nun tarihsel gerçekliği, yaşayış biçimi apaçık bir biçimde canlanır gözümüzde. Yaşadığımız çağın ilişkileri insanlanmızı yeni biçimlere, yeni arayışlara ve doğal sonucu olarak da üretimlere yöneltmiştir. Enstrümantal çalışmalar da müziğimizi ifade etmede bu tür çalışmaların bir ürünüdür. 14 yıldır yürüttüğümüz çalışmalanmız boyunca kazandığımız birikimi, halkımızla paylaşmaya özen gösterdik. 1985 yılında kuruluşumuzun ardından 1987 yılında yayınlanan ilk albümümüz Sıyrılıp Gelen'den bu yana hemen her albümümüzde enstrümantal çalışmalara yer verdik. Bu çalışma, 14 yıl boyunca yaptığımız müzikal çalışmaların, kazandığımız birikimlerin küçük bir kesitidir. Bu çalışmalarımızda bize sürekli destek olan çalışma arkadaşlanmız İdil Kültür Merkezi emekçileri, Özgürlük Türküsü, Grup Ekin, Koma Berfin, Grup Günışığı elemanları, Ayşe Gülen Halk Sahnesi oyuncuları. Fotoğraf ve Sinema Emekçileri, Kültür Sanatta Tavır Dergisi çalışanlarına; Kalan Müzik emekçileri'ne, prodüktörümüz Hasan Saltık'a; Stüdyo Audeon çalışanları Ercan Akbay ve Cüneyt Dinçer'e, Stüdyo Metropol çalışanı Hasan Bitmez'e; Erkan Oğur'a, Murat Köseoğlu'na, Şuayip Yeltan'a, Tuğrul Karataş'a ve Timur Doğanay'a; Kardeş Türküler elemanı Vedat Yıldırıma; Gramen Reklamcılık çalışanlarına; önerileri, eleştirileri ve yoldaş sıcaklıklarıyla her an yanıbaşımızda olan özgür tutsaklarımıza ve o eşsiz ailemize yürek dolusu teşekkür ederiz.

ŞARKI LİSTESİ


Şarkı Adı

içerik